Hani çocuklar büyümeye heveslidirler ya… Büyümenin gerçek anlamının ne olduğunu bilseler yine de o kadar hevesli olurlar mı acaba?
Bir an önce büyümek isterdim küçükken. Şimdi bakıyorum da, pek matah bir şey değilmiş büyümek… Fazla “gözümde büyütmüşüm.”
Nitekim büyümek, benim çocukken zannettiğim gibi her istediğini yapabilmek değilmiş. İstediğin saatte yatabilmekten, annenin babanın sana karışmamasından ibaret hiç değilmiş.
Birçok acı geliyormuş büyümenin beraberinde. Kendin yaşamasan bile, etrafında gördüğün acılar.
Büyümek, çocukken varlığından haberdar bile olmadığın hislere tanık olmak, dahası bir gün onları senin de yaşayacağın gerçeğiyle hayatını sürdürmeyi öğrenmek demekmiş.
Senden küçüklerin büyüdüğünü görememek demekmiş büyümek.
İnsanların hayata dair planlarının saniyede değişivermesi, dünyada ölümden başkasının yalan olması demekmiş.
Bayramda elini öptüğün aile büyüklerinin tek tek, sadece fotoğraflarda kalmaya başlaması demekmiş.
Büyümek, annenin babanın yaşlanmasına tanık olmak, artirit, kalp, tansiyon gibi kavramların gazetelerin sağlık köşesinden çıkıp evin baş köşesine yerleşmesi demekmiş.
Herkesin iyi olmadığını, gerçek hayattaki kötülerin, filmlerdeki “kötü adam”lardan çok çok daha kötü olabileceğini fark etmek demekmiş.
Çaresizlikle tanışmak demekmiş büyümek.
Büyümek, çocukluğunu özlemek, “keşke hep çocuk kalabilmeyi” istemek demekmiş.
Keşke hiç büyümeseydim diyorum bazen. Çocuk kalsaydım. “Acı”yı en sevdiğim oyuncağımı kaybetmekten, “haksızlığı” annemin arkadaşımın evine gitmeme izin vermemesinden, “hastalığı” kabakulaktan ibaret sanmaya devam etseydim.
biz büyüdük ve kirlendi dünya…..
Twitter’dan attım ama buraya da yazmak istedim, ellerine yüreğine klavyene sağlık. Sevgiler.
Teşekkür ederim.
Cok guzel okurkan icimde derinlerde hissettim duygulari. İnsan bazen buyuk olaylar karsisinda kuculmek, kucucuk kalmak, dusunmemek ,anlamamak istiyor 🙁
Hepimiz önce büyümeyi özlüyoruz. Sonra ise çocukluğumuzu… Aslında dünya üzerindeki tüm sorunların çözülmesi içimizdeki çocuğun diri kalmasıyle mümkün. O saf, o samimi, o yalın çocuğun.
Büyümek, üşümekmiş…
BUGÜNLERDE YAŞADIĞIM DUYGULARA RESMEN TERCÜMAN OLDUNUZ.
KEŞKE HEP ÇOCUK KALSAK :((
Bayıldığım bir laf var, yazını özetliyor Elifcim: Ne kadar büyütmüşüz büyümeyi gözümüzde, büyü büyü olmuyor, büyüdükçe büyü bozuluyor:(
harika.. ne kadar da büyütmüşüz büyümeyi gözümüzde… sahi nereden bu söz?
Bu yazı; “Elif Doğan’ın kitabını ne zaman okuyacağız acaba?” sorusunu aklıma getirdi. Çünkü yazım dili, cümlelerin güzelliği dikkat çekici 🙂
Elif Doğan tam da şu sırada kendini evden dışarı atıp o dediğini yapmaya geldi bir kafeye… 🙂
Ve güzel sözlerin için teşekkür ederim.
Yoğun duygular yaşıyoruz hepimiz.. Yüreğimiz acıyor.. Ne güze yazmışsın yüreğindekileri .. Keşke büyümeseydik ve büyümeyi hep özleseydik..
Günlerdir içinde bulunduğum ruh halimi yansıtmışsın,seni okumak çok büyük bir zevk Elif.
Ben de buyumek isterdim kucukken. Abimler diskoya gidip de ben gidemedigimde hissetmistim bu duyguyu. Ozgurluk zannederdim buyumeyi ben de. Hah nerede? Buyumek hayatla yuzlesmek demekmis gercekten. Butun hissettiklerimi super ozetlemissiniz.
Yine harika bir yazı , yine hislerimin tercümanı Elif ..Eline sağlık , hadi artık kitap bekliyoruz biz 🙂
kaleminize sağlık. 3,5 yaşındaki kızıma sence büyümek nedir dedim sabretmek ve beklemektir dedi. keşke o kadar basit olsa büyümek allah evlatlarımızı sağlık ve sıhhatle büyütmeyi nasip etsin bizlere