Henüz hâlihazırdaki sistemin sorunlarıyla başa çıkamıyorken yine, yeni, yeniden bir eğitim sistemi değişikliği ile karşınızdayız sayın seyirciler.
Geçtiğimiz haftalarda olurdu, olmazdı, nasıldı, yahu durun ama kimseye fikri sorulmadı derken -kelimenin tam anlamıyla- kavga dövüş bir şekilde 4+4+4 eğitim reformu geçirildi.
Peki şimdi ne olacak?
Bu soruya birçok insan net yanıt veremiyor. Birçok insan derken, öyle senden, benden, sokaktan geçenden falan bahsetmiyorum. Eğitimciler, akademisyenler de bu konuyla ilgili net bir bilgiye sahip değil.
Bakınız:
Geçtiğimiz hafta Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül, Açık Radyo’daki Hikayenin Kadın Hali programında konuyla ilgili önemli tespitlerde bulundu.
Programı buradan dinleyebilirsiniz. Özetle şunları söyledi Aydagül:
- Bu eğitim sistemi değişikliği ile ilgili eğitimcilerin, akademisyenlerin, velilerin, kimsenin fikri alınmış değil. Kendisi de bu değişiklikten 3 hafta önce gazeteden haberdar olmuş.
- Teklif edilen eğitim sisteminde kesintisiz eğitim kademeli hale gelecek. 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul olacak. Her ikisi de ilköğretimin parçası olacak.
- Teklif edilen eğitim sisteminde ortaokulla birlikte lise de zorunlu hale gelecek; 12 yılı herkes bitirecek. Daha doğrusu kanun bu olacak, ama Türkiye’de her kanunun uygulanmadığını biliyoruz.
- Yeni eğitim sisteminde -ortaokulda- seçmeli dersler ağırlık kazanacak.
- Hayır, ilköğretimde meslek eğitimi olmayacak.
- 5. sınıf ortaokulun parçası bir parçası haline gelecek. Eski sisteme göre en büyük değişikliklerden biri bu. Eskiden 5. sınıf temel eğitimin parçası iken (ve derslere sınıf öğretmeni girerken) yeni sistemde branş dersleri okutulacak (branş öğretmenleri girecek)
- Bir başka somut değişiklik: eski sistemde çocuklar 8 sene boyunca aynı okulda/binada iken, yeni sistemde dördüncü seneden sonra -büyük ihtimalle- bir başka okulda/binada okuyacaklar.
- Yukarıdakiler de dahil olmak üzere bütün değişiklikleri yönetmelik belirleyecek. O olana kadar bunların hepsi “ihtimal”den ibaret.
Bir başka merak konusu -ki beni de doğrudan ilgilendiriyor- ilkokula başlama yaşının geriye çekilip çekilmediği. İlk başta 5 yaşına çekilecek dendi. Sonra, hayır, eskisi gibi kalacak dendi. Nuran Çakmakçı’nın HürriyetAile’deki dünkü yazısı da bu konunun hala netlik kazanmadığını ortaya koyuyor.
Geçen gün Deniz’in okul müdürünü aradım. Şebnem Hanım çok deneyimli, çok güvendiğim bir eğitimci. Devlet okulu/özel okul karar aşamamızda da bize yardımcı olmuştu. Hem yeni sistemle ilgili bana biraz bilgi vermesini rica ettim (çünkü bir şey anlamadım!) hem de okula başlama yaşının ne olacağını sordum. O da bana aynı şeyleri söyledi: “Henüz elimize resmi hiçbir şey geçmiş değil. Önümüzdeki birkaç hafta içinde belirginleşeceğini tahmin ediyoruz.” Ben de birkaç hafta sonra tekrar konuşmak üzere teşekkür edip kapattım.
Böyleyken böyle… Beni yeni sistemin belirsizliği kadar, “eğitim” denilen şeyin bu ülkede bu kadar hafife alınması, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ gibi bir kavramın bu kadar kolay telaffuz edilmekle kalmayıp birkaç senede bir uygulanması, sınav sisteminin kaldırılması, sonra yeniden getirilmesi, sonra katsayıların bilmem ne olması, sonra onların da değişmesi… rahatsız ediyor. Çocukların geleceğiyle oynamak bu kadar kolay olmamalı.
Böyle değişiklikler beni eskiden şikayet ettirirdi, “bu ülke adam olmaz” dedirtirdi. Ama artık bu kadar basit değil. Benim çocuklarım da bu sistem denilen şeyin parçası olacaklarsa eğer, ben de etkisiz eleman olmamaya kararlıyım. Birey olarak gücüm bir şeyleri değiştirmeye yetmese bile, parçası olacağımız bu sistemin yanlışlarını bilerek işe başlayacağım. Adı ister kesintisiz, ister kademeli, maalesef bu ülkede eğitim, ondan direkt olarak etkilenen kesim dikkate alınmadan düzenleniyor. Anlık politik gündemlere, ileriye dönük hesaplara alet oluyor. Ve bunun bedelini ödeyenler çocuklar oluyor, veliler oluyor, nesiller oluyor.
Bugün 4+4+4, yarın 3-5-2, öbür gün 3-5-7, her neyse… Dün ben, bugün benim çocuklarım, yarın torunlarım. Bu sistemsizlik hepimizi etkiledi, etkiliyor. Belki bunu değiştirmeye gücüm yetmeyecek, ama sorunu çözemesem bile yanlışların farkında olacağım; onları düzeltemesem bile seyirci kalmayacağım. Bana iyimser deyin, hayalperest deyin, gerçekçi değil deyin. Ben bu sistemsizliğin hatalarını görebilen, onun parçası olacak olsa da ona teslim olmayan çocuklar yetiştirmek istiyorum. Doğan Cüceloğlu’nun dediği gibi, sorunun değil, çözümün parçası olan çocuklar yetiştirmek istiyorum.
Bu sene benimde 2 numara 1. sınıf olacak diğeri 3. sınıf ve 4. sınıf sonrası çocukların sınıflanacağı başka okul sisitemleri ile sınav stres bunalmınlarına sokulma itimali olması bile beni çileden çıkarmaya yetiyor, İzmirli anneler yürüyorlar , yürüdüler farkındalık kazandırmak için İstanbul’lu annelerle neler yapılabilrini beyin fırtınası yapmakta fayda var:( Ayrıca bu 2007 lilerin okula başlamasını hükümetin klasik oyunu olarak görüyorum diğer önerdikleri sistemlerin daha kabul edilebilirliğini sağlamak için :((
Konuştuğumuz gibi ben de aynen beklemedeyim netlik kazanması için ama kesinlikle ben de seyirci kalmayacağım . Sadece oğlumu ilgilendiren okula başlama yaşı için değiş tüm sistem için. “home schooling” diyorlar, altyapı nasıl olacak en ufak bir açıklama yapmadan. Herşey suistimal edilen ülkemde “evde eğitim” in layıkıyla verilmesi için neler planlanıyor çok merak ediyorum. Pazar günki Ayşe Özek Karasu (Haber Türk) köşe yazısında detaylarıyla bahsediyor.
http://www.meb.gov.tr/haberler/haberayrinti.asp?ID=9364
bakan anlatmış,tamamını okudum.artıları da var eksileri de.acı olan bu sistemi siyasilerin “ben yaptım oldu”mantığıyla önümüze getirmeleri.6 yaşını bitirmeden okula gitmiş bir evladın annesiyim.çektiğim acıları ve çileleri ben bilirim.şimdi aynı dertler kızımla yaşanacak:(
öğretmenler hazır değil binalar yetersiz.daha doğru dürüst anaokulu sistemi bile kuramamış,materyal eksikliğinden tutun da öğretmen zafiyetine kadar neresinden tutsan elinde kalır bir düzeni böyle keşmekeşler içine sürüklemeye kimin hakkı var.
ey yurdumun bakanı;bu sistemi anneler istiyor mu,pedagoglar onaylıyor mu,psikiyatristler destekliyor mu , en çok da sistemin adından gayrısını bilmeyen yurdum muallimleri gönülden bu işe soyunuyor mu?hiç sordun mu,araştırdın mı,yokladın mı kamuoyu denen güruhu?nerdeeee!!!
Bu sene 2007 li oğlumu anasınıfına başlatmayı düşünüyodum,şimdi bu sistem çıktı kafamız iyice karıştı.Üstelik babamız eğitimci.Sanırım bizim ülke kadar hiçbir ülkede bu kadar eğitim reformu yoktur.Çocuklarımız habire at gibi koşturuluyor,sürekli bir sınav stresi,ilkokulda başlıyorlar.Test sistemi ile kalıba sokuluyorlar.Bizim zamanımızda mis gibi yazılılar vardı,çocuğun düşünme özgürlüğü vardı.Şimdi test ile seçeneği seç,bilmiyosan at,düz bir yolda yürü,çakıl taşı falan çıkar mı önüne hayır…Tekdüze nesiller yetiştiriyoruz,sorunun parçası olan ama çözümü bulamayan nesiller.Üniversiteye geldiğinde zaten çocukların canı çıkıyo,o zamana kadar girdiği sınavların haddi hesabı yok.Ha üniversite ile de iş bitmiyo sonra da kpss var.Ben bile 32 yaşında bir anne olarak hala kpss ye hazırlanıyorum.Eğitim sistemimizin düzeltilmesini beklerken daha belirsiz hale gelmesi bizleri üzüyor:((
sistem hala veli olarak bizim kafamıza yatmadan çocuklarımızı nasıl bi sistem içine atacağız.beim kızım 3 yaşında anaokuluna başladı 2 sene okudu şimdi 6 yaşında ve anasınıfında okuyor hadi yaştan TEĞET geçti diyelim eee sınıf arkadaşları kendinden küçükmü olacak???herzaman ilk değişliklerle karşılaşan o senenin öğrencileri mağdur oluyo bizde bu sene başlıyacağız ama hala korkularım war insanlar özel okullara yönderiliyor gibi geliyo bana!!!yada imam hatiplere!!! takipcinim elif senin araştırmalarından bizde aydınlanıyoruz çok teşekkürler bu arada
2007li çocuğu olan bi anne olarak anaokuluna gitmeden ilkokula başlamasını istemiyorum bunun dayatma şeklinde yapılması ve çocuğumla ilgili karar verememek hiç hoşuma gitmedi ayrıca ilkokula başlamaya hazır olduğunuda düşünmüyorum.illa bi değişiklik yapılacaksa zannımca 6+3+3 olsa daha güzel olurdu.çoğu ülkedede bu şekilde uygulanıyormuş.
Benim de 2007 doğumlu kızı var. Bir türlü karar veremediler. Kararsızlık kadar kötü bir şey yok. % yaş çok küçük bence. Oysa çocuk psikolojisi kitaplarında okula başlama yaşının neden 72 aylık olması gerektiği konusunda yazıyor. Şimdi onlar da mı yalanmış. Neyse ben kararımı verdim. Onların kararı ne olursa olsun ben kızımı 72 ayını doldurunca 1. sınıfa başlatacağım.
http://miniklerveanneleri.wordpress.com/
Pedagoji Derneğinin konu hakkındaki yazısı:
http://www.egitimcianne.com/zorunlu-egitim-zorla-egitime-donusmesim/
Merhaba,
Benim kızımda 2007 Ocak doğumlu. İki senedir kreşe devam ediyor, bu sene anasınıfına başlayacak diğer yaşıtları gibi. En azından ben öyle düşünüyorum. Ama bu sistem değişikliği kafamızı allak bullak etti.
Televizyonlarda dönen bir reklam var bir yayınevinin çıkardığı SBS sorularıyla ilgili, o reklamı izlerken içim daralıyor. Küçücük çocuklar sınav salonlarında ellerinde kalemler vs. Biz üniversite sınavlarına hazırlanırkende böyle reklamlar vardı ve etkilenir heyecanlanırdık o reklamları görünce. O çocuklar(-ımız) daha küçücük yaştan başlıyorlar sınav stresi yaşamaya. Ellerinde test kitapları dersane yollarını aşındırmaya. Türkiye’de eğitim sistemini değiştirmeye çalışan siyasiler Türkiye’de bir eğitim sistemi yok tamamen bir sistemsizlik var ne yazıkki…
Eğitimde nicelik değil nitelik önemlidir. Eğer düşünen, soran, sorgulayan ve bilinçli bireyler yetiştiremiyorsak kaç kişiye eğitim verdiğinizin rakamsal olarak bir önemi yoktur.
Ben eğitimin zorunlu olmasındansa işlevsel olmasını tercih ederdim. Yani hayatımızın her alanında kullanabileceğimiz donanımlar kazandırılmasını.
Katılıyorum. Eğitimin içi boş olduğu sürece 20 sene okunsa ne yazar. Nicelikle uğraşacaklarına önce niteliğe kafa yormalılar. Hatta bu sistemde çocuklarım okula ne kadar az maruz kalırlarsa o kadar iyi olur diye düşünüyorum.
Once ki yorumda da soylemeye calistigimi tekrar gundeme tasimak istedim. Yas olayi yorumlamalara acik ve ne ailelerin, ne okullarin ne de MEB’in bu sorulara cevabi yok gibi.
Kanun teklifine gore 60.ay alt limit olcak v 72. ayinda ust limit olmasi tartisiliyor yada kabul aldi. Bu durumda basit bir matematik islemi ile: 2012 09 (eylul) den 2006 11 (kasimi) cikartirsak: 5 yill 10 ay eder= 70 Ay. (Soru-1: Deniz yeni kanuna gore okula baslamali midir yoksa Veli insiyatifini kullanabilcek mi?)
Gelecek seneyi beklerseniz Deniz ve diger 2006 lilar : 6 yil 10aylik olcak ve=82 Aylik olcak. (Soru-2 Deniz ve benzeri diger cocuklar ust sinir 72 yi gectigi icin “örgun egitime katilamayacak mi?” , Soru-3: Deniz vb.diger cocuklar siniflarinda 60. ayinda baslayan cocuklarin bebeksi -henuz olgunlasmamis davranislarindan dolayi 1. sinifta SIKILIP bunalmiyacaklar mi? 60. Ayliklar bu abilerin, ablalarin ne isi var bizim sinifta demeycekler mi?
Ben de bilmiyorum. Deniz’in okul müdürüyle konuşmak istememin sebeplerinden biri de bu sorulara yanıt alabilmek.
cozumun bir parcasi olmak! iste bu noktada blogcu anne gercekten bu konuyu dogru bir bicimde irdeliyor. bu yeni egitim sistemine dahil olacak cocuklar devlet veya ozel egitime tabi bile olsalar bir seyler cok kokten degisecek. ben bakanliktan bu degisikligin amacini ve ileriye donuk etkisini aciklamasini talep edecegim bir dilekceyle.
sizinle aynı fikirdeyim. ben de bu olaydan birşey anlayamadım. Anlamak da mümkün değil herhalde.
Bir öğretmen olarak ,ne olduğunu henüz ben de anlayabilmiş değilim.Hem öğrencilerim hem de 1. sınıfta okuyan oğlum için kaygılanıyorum.Gelişmiş bir ülkede eğitim yaz-boz tahtası olmaz.Biz ne zaman gelişeceğiz.Nasıl olurda kimsenin anlamadığı bir sisteme güveniriz.Ben de sistemin parçasıyken bunu sormadan edemiyorum.
Elif hanım ,bir öğretmen ve bir anne olarak oldukça endişeliyim ve sözlerinize katılmamak elde değil..mevcut sistemi eleştirirken bir bilinmezliğe başlamak çok üzüyor ve telaşlandırıyor bir anne olarak beni..bu konuyla ilgili düşüncelerimi ben de yazmıştım geçtiğimiz günlerde..müsadenizle paylaşmak isterim..sevgiyle kalın…http://anneayca.blogspot.com/2012/03/444-herkes-icin-12-mi.html
Paylaşımınız için teşekkür ederim. Benzer endişeleri dile getirmişiz.
Endişemizi pazar günü Kordon’da azıcık daha sesli gösterdik.
http://www.egedesonsoz.com/haber/-Izmirli-anneler-den-4+4+4-e-emzikli-protesto/813932
Anneler olarak toplanalım ve ses verelim istedik. Birimiz emzik ve bebek şapkası taktı “çocuğumuda dokunma, kaderiyle oynama” pankartı taşıdı.
İki kişi palyaço oldu “şaka gibi yasa” dedi. “Daha dün annemizin” şarkısını söyledik. Kordon’da cafe keyfi yapanlar alkışlamadan edemedi. Kimisi ayağa kalktı bizimle slogan attı.
Anne olarak orada olmamız herkese samimi geldi, destek vermek için kimse çekinmedi.
İzmir’de olsaydınız bize katılırdınız belki, sevinirdik.
Resimleri burada: http://www.dha.com.tr/dhaalbumdetay.asp?kat=20179&page_number=1
Ben 36 yasindayim. Benim okul donemlerimden beri bir kac yilda bir hep bir sistem degisikligi yapilip durur o arada da olan pek cok cocuga, yeni yetisen genclere olur, velilere olur. Hala da duzgun bir sistem oturtulabilmis degil. Neden? Ben halen anlayamiyorum. Okullara dil laboratuvarlari vs. yapilir ama kullandirttirilmaz. Ben ortaokul ve lise ogrenimim boyunca (her ikisini de ayni okulda tamamladim) 2 kere o laboratuarlara alindim, o da yazili yoklama yapilirken kimse kimseden kopya cekmesin diye. Ogrenerek, deneyerek, soru sorarak ogrenilmez, ezbere yonlendirilir. Bir dolu cocuk var hepsi birbirinden farkli sekilde ogreniyor. Bu goz ardi ediliyor. Vs vs vs….Kolay gelsin Elif…Insallah cozumun parcasi olurken cok fazla hirpalanmazsiniz…
İnşallah 🙁
elif,
benim kızım ay sonunda 1 yaşına giriyor henüz. benim endişe etmem için erken belki, o zamana kadar daha kaç kez değişir allah bilir.
ama bu eğitim sistemi zamanında benim geleceğimi mahvetti şimdi çocuğum aynı tehdit altında.
benim liseye başladığım yıl kredili sistem getirdiler.
ne öğrencilerin ne öğretmenlerin sistem hakkında bilgisi vardı.
“bölüm seçeceksin, ona göre dersler alacaksın” dediler.
bölüm ne, bölümün dersleri ne, hangi ders hangi bölümün ?
“bölüm seçtikten sonra, hoca seçecesin” dediler, “hangi dersi hangi hocadan almak istiyorsan”…
hocanın birine gidiyorum “listem doldu” diyor, diğerine gidiyorum “dolu”.
“ee ben ne yapacağım” ? yönlendiren kimse yok.
hocanın biri dedi: “bu dersi almayacaksın o zaman”.
“nasıl yani ben sayısal seçtim, fizik almam gerek.”
“onun yerine başka ders al”
???
sonuç: genel kültür alanından mezun olmuş, üniversitede sayısal tercih yapmış bir insanım.
ne tam sayısalcı ne tam sözelci olabildiğim için, istdeğim ve yapabileceğim ihtisası yapamadım.
arada bir yerde sıkıştım kaldım.
o sistemi getirenlerden alacağım bir GELECEK var benim ! hakkımı helal etmiyorum
ve erken de olsa kızım için endişe ediyorum !
Özden nasıl anlıyorum seni bilsen:(
Ben de meslek lisesi mağdurlarından biriyim.Liseye girdiğim yıl meslek liselerinin önü kapatıldı. Düz liselere geçiş yasaktı. Ya başka bir meslek lisesine gidecektim ya da özel okula. Özel okul konusu açılamadı bile maddi sebeplerden ve ben devam ettim. 4 yıl öyle saçma sapan bir eğitim aldım ki.
Hatta fizik öğretmeninin bir gün ” siz meslek lisesinde okuyorsunuz üniversite okuyamazsınız napıcaksınız bu bilgileri” deyip, dersi kesip muhabbet ettiğini hatırlarım.İyi bir bölüm okuyabilecek kadar başarılıyken katsayı kurbanı oldum. Ben de hakkımı helal etmiyorum 13 yıloldu hala çok üzgünüm
o acı geçecek gibi değil ki Elif.
her yerde karşıma çıkıyor benim.
lisans bitirenleri, yüksek lisans yapanları, diş hekimlerini, doktorları her gördüğümde…
kızımın daha çok gurur duyacağı bir anne olabilirdim.
Özden, kızın seninle ne iş yaptığınla alakalı değil, kendisini nasıl yetiştirdiğine bağlı olarak gurur duyacak. Bence hiç endişelenme.
evet Elif,
her ne kadar yüreğimin bir köşesinde “keşke” olsa da; en önemlisi: kızımı çok kaliteli bir insan olarak yetiştirmek, biliyorum.
Sağol
2008 16 aralık doğumlu kızım, 2013 de okula alırlarsa (çünkü 60 ayı dolduracak sene başı çoçukları) 2013 eylülde, ama benim kızım 57 aylık olacak, bu durumda insiyatifmi kullanacağım yani çoçuğumu okula göndermemek için ne olacak ne bitecek henüz bir şey anlayabilmiş değilim,
ŞÖYLE BİR NUMARA VAR AMA ARAYIP HENÜZ BİLGİ ALMAYI DENEMEDİM
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI İLETİŞİM MERKEZİ (MEBİM)
“ALO 147”
Milli Eğitim Bakanlığı’na ALO 147’yi arayarak 7 gün 24 saat ulaşabilirsiniz.
1 Mart 2012 tarihinde Van-Erciş’te hizmete giren İletişim Merkezimiz; Bakanlığımızın görev ve sorumluluklarıyla ilgili her türlü;
Talep
Şikâyet
Görüş-Öneri
İhbar
Bilgi edinme sorularınızı
etkin ve hızlı bir biçimde çözüme kavuşturabilmek amacıyla kurulmuştur.
İletişim merkezimizi arayarak eğitim ve öğretim başta olmak üzere Bakanlığımızca sunulan tüm hizmetlerle ilgili olarak bilgi alabilirsiniz.
İletişim Merkezimize gelen tüm çağrılara uzmanlarımız tarafından doğrudan cevap verilecek ve ilk görüşmede talepler sonuçlandırılmaya çalışılacaktır. Çağrıların bir inceleme ve araştırmayı gerektirmesi veya Bakanlığımızca işlem yapılmasını zorunlu kılması nedeniyle hemen cevap üretilemediği durumlarda anında kurum ve kuruluşlarımızla iletişime geçilerek en geç 72 saat içerisinde taleplerle ilgili telefon, SMS veya e-mail aracılığıyla geri dönülecektir.
İletişim merkezimizde çalışan personelin büyük çoğunluğu depremzededir ve yüzde 50’si engellidir.
İlgili genelge: http://www.egitimmevzuat.com/index.php/2012/mll-etm-bakanlii-letm-merkez-qalo-147q-20122-genelge.html
Benim oglum 60 aylık ve ben hiç ön egitim aldırmadım bu yıl ana okuluna gidicekti oysaki,ama şimdi zorunlu olursa ve elbecerisi,konuşması,paylaşımı,sosyal olmayacak çook üzülüyorum ve çook sinirliyim şu anda benim çocugum Lego diyecegine Yego diyor ve bunun gibi bir çok kelime okulda nasıl olucak bir yıl okadar çok şeyler kata bilirdiki benim çocuma ve daha benim durumumdaki annelerin çocuklarına Bu yıl ana okulu egitimi alsa kötümü olur soruyorum lütfen yanlışmı düşünüyorum cevep verin
yanlız ben eksik yazmışım ilkokula başlarsa ne gibi sorunlarla karşılaşa bilirim diye soruyorum…
duyarlı aıleler 1 olup 5 yasında cocuklarımızı okula wermesek bı coozum yolu olurmu acaba
Çok sıkı bir blog takipçisi biri olarak ilk kez bir bloga yorum yazıyorum . 2008 şubat doğumlu kızım Maya doğmadan önce 5,5 yaşında pilot çalışma yapılan bir okulda okula erken başlamış ve başarılı geçen okul yılları ergenlik döneminde kabusa dönmüş bir anne olarak çocuğumu 8 yaşında okula göndereceğim diye düşünürdüm. Ancak şimdi bırakın 8 i devlet henüz sabahları uyandırmaya kıyamadığım kızımı sıcak yatağından alıp erkenden yola koyuyor
.Neden bu acele ? 5 yaşında okula giden bir çocuk daha mı başarılı olacak ? Elbette başarılı olanlar olacaktır ama ben başarılı bir öğrenciyken orta 2 .sınıfta sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldım sonra bitmedi bir de gidip kredili sisteme tosladım . iyi bir ailem olduğu için şanslıydım ki eski başarımı yakaladım ve Sosyolog oldum ama bu ülkede ne sosyologlara ne psikologlara ne de pedagoglara ihtiyaç olmadğını şimdi daha iyi anlıyorum .Çünkü birilerinin canı öyle istiyor ve bir anda herşey değişiyor .Bu insanlara tavsiyem gerçekten Allah için birşey yapmak istiyorlarsa Doğu’da kız çocuklarını erkenden evlendirip okula göndermeyen babalar için düzenleme yapsınlar o çocukların gelecekleri için uğraşsınlar artık . Çünkü o çocukların vebali çok daha ağır olacaktır görmeyenler için.
sevgiler Özlem .