Aşağıdaki yazı, ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı. *** Bir daha dünyaya (ve yine bir kız çocuğu olarak) gelsem, kendimi okumaya ve bilime adamak yerine biçki dikiş, yemek yapmayı öğrenmek, ev ekonomisi, çocuk bakımı konularına adamayı tercih ederdim. Bu yazıyı yazarken içinde bulunduğum amaçsızlık, kaygı bozukluğu, panik atak sarmalının içinde …
Etiket arşivleri: Calışmayan Anne
Çalışan Kadının Meydan Okuması: Annelik
[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2018/09/Tan-Turunc.jpg” ]AYÇA BURCU TAN TURUNÇ – Yeniden iş hayatına dönme çalışmaları yapan bir dış ticaret uzmanı. 40 yaşında. 5 yaşında kızı var. [/author] Hikâyemi en baştan anlatayım. Herkes gibi işimde gücümdeydim. Gayet de başarılı bir iş hayatım vardı. Bir firmada Dış Ticaret Müdürü olarak çalışıyordum. Fuarlara gidiyordum, yabancı müşteriler geliyordu. Yoğun bir işti ama mutluydum. …
Çocuktan Sonra Kariyer Yapmamak Mümkün mü?
Aşağıdaki yazı ismini saklamak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı. “Çocuktan Sonra Kariyer Yapmama Şansımız Var mı?” Bu soru kim bilir kaç defa sorulmuştur internet aramalarında. Ben içinde bulunduğumuz şu günlerde bunun hesabını yapıyorum. Planlı olarak yaptığımız 2. çocuktan sonra işyerimde uygun ortam da bularak 1.5 yıllık bir izin süreci yaşadım ve hızla …
Okumaya devam et “Çocuktan Sonra Kariyer Yapmamak Mümkün mü?”
Annelerin Uzaklaştırılması, Kurumsalın Kendi Kaybı
Anneliğimin ilk zamanlarına dönüp baktığımda ne kadar ürkek ve çekingen olduğumu hatırlıyorum… Bebeğimi kucağıma almaktan korkmuştum ilk olarak… Annem, ütülediğimiz yenidoğan kıyafetlerinin bile büyük geleceğini söylediğinde “İyi de o kadar küçük bir şeyi nasıl kucağıma alacağım ben?” diye endişe etmiştim. Benden biraz daha kıdemli bir arkadaşım yüreklendirmişti beni: “Merak etme Elif, öyle bir kucağına alacaksın ki, …
Okumaya devam et “Annelerin Uzaklaştırılması, Kurumsalın Kendi Kaybı”
İşe Dönmek ya da Dönmemek?
[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2018/04/Birsen_Eryilmaz.jpeg” ]BİRSEN ERYILMAZ – Bir zamanlar en büyük hayali “İstanbul’da mühendislik okumak” olan bir ergendi. Hayalleri gerçek oldu ama hayaller de zamanla değişiyor. Kızı Ada’dan sonra en büyük hayali onun mutlu bir yetişkin olduğu günleri görebilmek…[/author] İş hayatına dönmeli mi? Dönmemeli mi? Yoksa hiç düşünmemeli mi? Kadınlar iş hayatına dönsün ama nasıl? Mühendis bir …
Analar çekmesin yükü, herkes paylaşsın
Sanırım beş yaşındaydım, anaokuluna gidiyordum. Anneler Günü’nde annelerimiz için “ront” hazırlamıştık. Analar çeker yükü Kimsenin bilesi yok Gelin çiçek derelim Yollarına serelim Sevgilerle türkülerle annemize verelim diye diye, öğretmenlerimizin öncesinde elimize tutuşturduğu, bizim de kıyafetlerimizin bir yerlerine gizlediğimiz papatyaları hakikaten de annelerimizin önlerine serdik. Annemin çok şaşırdığını ve sevindiğini hatırlıyorum. (Bir de bana çok kızdığını… …
Ev kadınlığı vardır!
“Ev hanımı” tanımlamasına oldum olası gıcık oldum. Yok, aslında oldum olası gıcık olmadım; kendim de ev hanımı olup, ev hanımlarının, hiç de öyle hanım hanımcık oturmadığını fark ettikten sonra gıcık olmaya başladım. Çocuğum olduktan sonra, onu kendim büyütmek istediğimde, henüz tek çocuklu, sıfır bloglu ve yardımcısızken, haftada bir aldığım yardım dışında bütün ev işleri bana …
Başka annelerin ayakkabıları
İngilizcede bir deyim vardır: ‘To walk in someone else’s shoes’. Kelime kelime çevirecek olursan ‘Bir başkasının ayakkabılarıyla yürümek’ olarak ortaya çıkan bu deyimin anlamı aslında ‘kendini bir başkasının yerine koymak’tır. Severim bu deyişi ben. ‘Kendini bir başkasının yerine koymak’tan daha çok severim. ‘Kendini bir başkasının yerine koymak’, tam olarak ‘bir başkasının ayakkabılarını giyme’nin anlamını yansıtmıyor …
İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara
Bu aralar toplantılarıma, görüşmelerime hep Derya’yla gidiyorum. Hem emzirdiğim için uzun süre ayrılamıyorum, ama eğri oturup doğru konuşalım, henüz uzun süre ayrılmayı da istemiyorum hani. Bu, iş toplantılarına bebekle gitmek, karşımdaki insan konuşurken kucağımdaki bebeğimi zıp zıp sallamak, ve mızırdandığında ‘Af edersiniz, ben sizi dinliyorum, bir yandan emzireceğim’ demek anlamına geliyor. Elbette bunu yapabildiğim bir iş …
Okumaya devam et “İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara”
Çalışmamak “Lüks” Değil
[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2015/11/EbrarFoto.jpg” ] EBRAR GÜLDEMLER – Anne, bibliyofil, çevirmen, öğretmen… Otuz yaş eşiğini, bisiklet binip resimler çizdiği bir zamanda, iki çocukla geçti. Hayat cömertçe tam da istediği yöne evrildi. Uzun yıllar filmler, diziler, çizgiler çevirdi. Yeniden diplomalar edindi, evler değiştirdi. Çok okuyan, çok konuşan, çok yazan ve anlatan hallerini öğretmenlikle öğüttü. Kitap okumaya, örgü örmeye, …