Çocuksuz Kadın Manifestosu

Blogcuanne.com’da okuduğum ‘Tek Çocuklu Kadın Manifestosu’ndan sonra bir ‘Görüyorum ve arttırıyorum: çocuksuz kadın manifestosu’ yazmayı kendime bir görev bildim. Çocuksuz bir insanın annelik sitesinde ne işi var diye sorulabilir tabii ama mesele çocuklu olmak ya da olmamak değil, mesele dünya üstündeki katiyen tanımadığımız birtakım insanların kendilerinde bu kadar özel, bu kadar kişisel bir konu hakkında …

Büyükannelerin Evrimsel Önemi

Anne olduktan sonra, anneliğe dair algılarımın gerçeklikle pek de örtüşmediğini gördüm. Bu blogun ortaya çıkışının altında yatan temel sebep de buydu zaten… Anne olduğum yaklaşık son 12 senedir, doğumlarımdan başlayarak üstelik, kendi annemden de, kayınvalidemden de mümkün olduğunca yardım istemeye çalıştım. Çoğu zaman aldım, almaya da devam ediyorum. Elbette ikisi de hayatta oldukları için, sağlıklı …

Nasıl yetişiyorum?

Derya’nın doğumundan bu yana en çok aldığım sorulardan biri: ”Nasıl yetişiyorsunuz?” ‘Ay Elif Hanım, inanın size imreniyorum, nasıl yetişiyorsunuz her şeye?’ ‘Ben bir çocukla başa çıkamıyorum, siz üç çocukla nasıl başa çıkıyorsunuz?’ Ben olsam mümkün değil yapamazdım. ‘Valla hayranım enerjine, nasıl altından kalkıyorsun onca şeyin?’ Kalkmıyorum ki? Kalktığımı kim söyledi? Kalkamam ki? Nasıl kalkayım? Bu …

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara

Bu aralar toplantılarıma, görüşmelerime hep Derya’yla gidiyorum. Hem emzirdiğim için uzun süre ayrılamıyorum, ama eğri oturup doğru konuşalım, henüz uzun süre ayrılmayı da istemiyorum hani. Bu, iş toplantılarına bebekle gitmek, karşımdaki insan konuşurken kucağımdaki bebeğimi zıp zıp sallamak, ve mızırdandığında ‘Af edersiniz, ben sizi dinliyorum, bir yandan emzireceğim’ demek anlamına geliyor. Elbette bunu yapabildiğim bir iş …

Vardır annesinin bir bildiği…

Yerimizde duramadığımız bir hafta geçirdik sayın seyirciler. Üst üste üç gün konuşmalar, etkinlikler, konferanslar falan derken benim sırtımın şasesi iyice kaydıydı – taa ki Perşembe günü Yoga Terapi seansına gidene kadar. Amanın o ne güzel şeymiş öyle… Sanki üzerimden kamyon geçmiş gibi oldu ama iyi anlamda… Ne zamandır ‘Ah şu çocuklar az biraz daha küçük olsaydı …

Yargılamanın dayanılmaz ağırlığı

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Sema Çelepçi tarafından kaleme alındı. *** Benimle bazı kadınlar arasında bir duvar var. Oysa reenkarnasyon yoksa, bildiğim kadarıyla ben de bu toprakların çocuğuyum. 15 yaşında, bundan 21 yıl önce (yaş ortaya çıktı yahu), organ nakli kampanyalarını yürüttüğüm anda bu duvar örülmeye başladı aslında aramızda. Bu kampanya annemin gözyaşlarıyla boğulsa da …

Sanem’in Lohusa Günlüğü, 4 – Vasfiye Teyzeler

Anne olmak zor. Türkiye’de anne olmak daha da zor. Çocuklarımız olduğundan buraya yaptığımız her seyahatte daha polis kontrolünü geçmeden başlıyor insanlar beni şaşırtmaya. Geçen ay Danimarka’da oturduğumuz belediyenin yakın tarihlerde doğum yapmış anneleri ve bebeklerini bir araya getirdiği haftalık toplantılarımız başladı. İlk toplantı bir hemşirenin ev sahipliğinde belediye binasında oluyor. Sonraki toplantılarda ise sırasıyla bir …

Sabrın Ne Olduğunu Anne Olunca Anladım

2013’ün son Beş Yıldızlı Söyleşisi ile karşınızdayız sayın seyirciler. Bu hafta konuğumuz İstanbul’dan Tülin Özcan. 2 yaşındaki Poyraz Burç’un annesi olan bankacı Tülin’in hayatında sadece oğlu yok, iki de köpeği var üstelik! Annelikten, çocuk büyütmekten ve herkese rağmen (!) çocuklu ve köpekli bir hayat sürmekten konuştuk.  *** Anne olan bir kadının hayatı ikiye ayrılıyor: Anne …