Meğer Ben Kovidmişim

Kişisel hastalık tarihimde iki ikonik an var. Aslında üç… Birincisi, 2015 Şubat’ında, Deniz’le Derin’i üç haftalık kuzenleriyle tanıştırmak için İzmir’e götürdüğümde, Ece’lerin salonundaki divanda otururken üzerime çöken ağırlık hissiyle birlikte giderek minderlere gömülmem ve bir daha da kalkamam. Aniden yükselen ateşim o gece bayılıp yere düşmeme, ertesi gün hastaneye gidip influenza teşhisi konulmasına, ilerleyen günlerde …

Bazı Günler

Eğer hayatımın bir gününün filmi çekilecek olsaydı mesela o gün bugün olabilirdi. 7 Nisan 2021. Her zamanki gibi başladı gün. Sabah Derya’yı okula bırakıp eve geldim, yazımın başına geçtim. 29 Mart’tan bu yana kitaba tamamen kendimi verdim, bu sefer bitmeden kalkmayacağım, kesin bilgi. Ben haldır huldur yazarken annem aradı (üst kattan), dedi “Böyle böyle, baban …

Bölünmek, Düşmanlaşmak, Kötüyü Başkasına Atmak Üzerine…

Yarın itibarıyla eve kapanışımızın dördüncü haftası bitmiş olacak. Neredeyse bir ay önce annemle babamın yanına geldiğimiz günü ve buradaki ilk günlerimizde nefes almak için dağ bayıra düzenlediğimiz, sonra giderek seyrelen, önce 20 yaş altına ve nihayet -en azından bu iki gün için- herkese uygulanan sokağa çıkma yasağıyla durma noktasına gelen dışarı çıkmalarımızı saymazsak, bir aydır …

Beş Dakkada Değişir Bütün İşler

“Her şey … ile başladı” cümlesindeki nokta noktanın ne olduğunu hatırlayamayacak kadar hızlı gelişti olaylar. Tek bildiğim, Çin’de bir virüs salgını başlamıştı ve biz şimdi evdeyiz. Virüsün bizimle ne ilgisi vardı alla’sen, Çin’de hep bi şeyler olurdu, Ebola (yok, o Afrika’da mıydı?), SARS, kuş gribi… Dünyanın öbür ucundaki şeylerdi bunlar. Bize en fazla ekranımıza aldığımız …