Birlikte İyileşmek…

Dün yayımladığım “Kürtajı neden konuşamıyoruz?” yazısının yazarı bana yazıyı gönderdiğinde, yazıyı yayımlayacağımı, ancak gelebilecek tepkilere hazırlıklı olmasını, çünkü çok güzel şeyler duymayabileceğini söylemiştim. Eğer eleştiriyi aşan, yargılayıcı yorumları duymak ona iyi gelmeyecekse yazıyı yayımlamamak daha iyi bir fikir olacaktı… O ise buna hazırlıklı olduğunu, bu konunun tam da bu tepkiler yüzünden konuşulmadığını, “oysa ki hepimizin …

Kürtajı Neden Konuşamıyoruz?

Aşağıdaki yazı, ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı. Kürtaj. Evet tam adı bu. Gebe kadının içinden doktor tarafından doku alınması. Teknik bir konu. Yersen. Kasım 2014’te hamileliğim ramazan davulcusunun davulunu kapıp, sokaklarda “Hamileyim!” diye davul çalarak gezme istediği ile “Aman ilk haftalar kimseye söylemeyelim, nazar değmesin” ketumluğu arasındaki sıkışmışlıkla başlamıştı. …

Ebru’nun Gebelik Günlüğü

[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2018/03/EbruGebe.jpg” ]EBRU Y. – Yemek yapmayı seven ama yemeyi sevmeyen, dağınık ve plansız yaşamaktan keyif alan ama bunu pek başaramayan, enerjisini güneş ışığından alan, hayvanlara büyük zaafı ve doğaya sonsuz saygısı olan biri. 34 yaşında. Eşiyle ve kedisiyle birlikte Amsterdam’da yaşıyor. [/author] İşte Başlıyoruz! Gebelik günlüklerini uzuuun zamandır takip ederim. “Bir gün hamile kalınca …

Meltem’in Gebelik Günlüğü

[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2017/07/FullSizeRender.jpg”]Meltem D. – Danışmanlık sektöründe yöneticilik yapmış, evlendikten bir süre sonra İsviçre’ye taşınmış,  38 yaşında, lezzetle uğraşmayı ve yemek yapmayı çok seven, eşiyle seyahat etmekten ve keşiflerden keyif alan, ilgilendiği alanlarda daha çok bilgi için okumaya meraklı, çocuk sevdalısı, ve şimdi gebe. [/author]   Merhaba Herkese, Ben Meltem, sizlerle böyle muhteşem bir konu ile tanışmak …

Bir Kürtaj Hikayesi

Aşağıdaki yazı ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı. *** Buradaki bütün “pozitif” hikayelerin dışında bir hikaye bu… Gelip buraya bırakıyorum çünkü yalnız olmadığımı biliyorum. Uyanıp saate bakıyorum. O garip masada zavallıca yatıyorum. Zavallıca olmayı hiç sevmem. Sanki saati bilmesem ve kontrolü kaybetsem her şeyin kontrolü elimden çıkacak gibi endişeliyim. Evet, yaklaşık yarım saat …