Uykunun sesi

İlk bebeğimin doğumundan sonra, özellikle de ilk iki ay içinde bana “Anneliği tek kelimeyle tanımla” deseler yanıtım hiç düşünmeden “Yalnızlık” olurdu. Tek başıma değildim aslında… Doğan vardı, aktifti de üstelik, ihtiyacım olduğunda kalkıyordu, geceleri bir beslenmeyi o yapmaya başlamıştı bir süre sonra… Annem de bizdeydi doğumdan itibaren. Ama ben yine de yalnız hissediyordum çok… “Çocuğunu …

Dağınıklık ve Uyku Üzerine

[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2018/01/Konuk_Yazar_Yasemin_Canturk.jpeg” ]YASEMİN ÖZŞAHİN – Normal, sıradan, seven, sevinen, kızan, deliren, üzülen, acıkan, bağıran, kahkaha atan, gülümseyen, arada (çoğunlukla) otomatiğe bağlayan, sonra otomatik pilottan çıkan… Herkes gibi, ne eksik ne de fazla… [/author] Evin dağınıklığı, sinsice etrafta dolaşan; yere atılan bir tişörtle, masanın üzerindeki kuru boyalarla, tezgahta kalan kirli bardaklarla beslenen; etrafını saran, evini ele …

Uykunun Matematiği

Bu sabah evimizin en küçüğü uyandığında saatler 06:58’i gösteriyordu. Bu ne demek, biliyor musun? Çok şey demek. Ne demek olduğunu geçen hafta UYKUNUN MATEMATİĞİ başlıklı yazımda anlatmıştım. Ama sonra blog taşınırken o yazı uçtu, anlattıklarım da sanal boşlukta kayboldu. Aynı duyguyu yakalayabilecek miyim bilmiyorum, ama bu yazıyı yeniden yazacağım, çünkü benim için önemli. Derya’nın uykuyla …

Biz Üç Kişiydik; Uyku, Terör ve Ben

[author image=”http://arsiv.blogcuanne.com/wp-content/uploads/2016/06/CeylanTas.png” ]89 Ankara doğumlu; evli ve iki çocuklu… Birceylan adında blogu var. Herkese beyaz gelinliğinde başarılar diliyor, çünkü önemli olan yarışmaktır. [/author]      Sekiz senelik anne insanım. Şu noktada dertleri derya olmuş tüm prenseslere sandal olma dersleri verebilecek kadar meslekî birikimim var. Alanım bilhassa uykusuzluk. Çok şükür. Yaş olmuş 27 buçuktan 28, geldim …

Sana söz yine baharlar gelecek

Uzun zamandır karşılaşmadığım insanlarla karşılaştığımda, geleneksel “Nasılsın, iyi misin?” soruları sorulunca “İyiyim, şimdi iyiyim” derken buluyorum kendimi. “Artık iyiyim.” Bir ara değildim, hem de hiç. Bu, şimdiye kadar yazdığım en uzun yazılardan biri olabilir. Ancak uyku konusu merak alanınıza giriyor ya da zorunluluktan sizi ilgilendiriyorsa tahammül edeceğinizi düşünüyorum. Hayatımın en yorucu, en uykusuz, en zor 15 ayını …

Bir gece ansızın…

Derya’nın uykuyla arasının iyi olmadığını sağır sultan duymuştur sanırım. İlk altı ay gece kalkmaları ben de destekledim ama altıncı aydan sonra kabak tadı vermeye başladı. İşlerin çığrından çıktığını kabul ettiğim noktada Seride’nin kapısını çaldım. Seride’yi Uyku Meleği olarak çok uzun zamandır tanıyordum ve eskiden gelen bir hukukumuz da vardı. Geçmişte uyku konusunda fikrini aldığım olmuştu …

Uykusuzum mutsuzum

Uyku işini becerdim demiştim. Ne kadar naifmişim. Uyku problemi olmayan çocuğu eğitmek de neymiş ki? Sen, 55 dakika uyutmaya çalışıp, “Sonunda daldı” diye yanından kalkarken pijamanın sürtünme sesine uyanan çocuktan haber ver! Kadehimi, bugün itibarıyla tam 13 aydır uykusuz olmama kaldırıyorum! 🎉 A photo posted by Elif Dogan (@blogcuanne) on Jan 17, 2017 at 6:00am PST Neler …

Bir hayat tarzı olarak uykusuzluk

Uykusuz gezmeyi bir hayat tarzı olarak benimsemeye karar verdim. Nasıl bazı insanlar kendilerini belirli bir amaca adarlar, ne bileyim; işi gücü bırakıp dünyayı falan gezerler, ben de bundan sonra uykusuz bir insan olarak devam edeceğim hayatıma… Bundan birkaç hafta önce ‘bebeğimin uykusunu eğiteceğim’ diye çıktım yola. Bayağı da yol kat ettim aslında. Sonra n’oldu? Yan …

Hazır olunca…

Seneler önceydi, teyzemlerin Bodrum’daki yazlığına gitmiştik. Deniz kıyısından eve çıkmak için bindiğimiz (traktör tipi) servis aracında parmağını emdiğini gören amca ve teyzeler iki buçuk yaşındaki oğluma ‘Aaaa, sen hala parmak mı emiyorsun? Kocaman abi olmuşsun, ayıp artık!’ demişlerdi. Bu konuda bakkaldan sokaktaki teyzeye, büyükannesinden kuru temizlemeciye kadar herkesten soru alırdım: ‘Ne zaman parmağını emmeyi bırakacak?’  …

Uyku, Biraz Uyku

 Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından İlke Mırık tarafından kaleme alındı. *** Bebeğim Su bir yaşını doldurdu. Zaman çok çabuk geçmiş. Çok değil birkaç ay öncesine kadar geceleri uyanıp o sessizlikte onu emzirdiğim saatleri özleyeceğimi söyleseler gülmezdim bile, zira öyle uykusuzdum ki, “Bir gidin ya dalga mı geçiyorsunuz?” der, herkesi kovalardım. Velhasıl Su artık uyuyor. Güzel de …